Çanakkale’den Yemen’e Harp Hatıraları 4 Maraş ve Antep'in Kurtuluşu (Mehmet Sıtkı Işıtır’ın unutulmaz yazılarından biri)
GÜNEY CEPHESİ : MARAŞ VE ANTEP'İN KURTULUŞU Ali Osman Ağa, Maraş'ın kurtuluşunda Kılıç Ali Paşa'nın birliğinde yer alır.
Fransızlar, Antep ve Maraş'ı işgal etmişler. Maraş'ta Sütçü İmam namında bir hoca varmış. Hoca, camiden çıkmış, evine geliyormuş. Yolda iki Fransız askerinin, bir Müslüman-Türk kadınının peçesini yırtıp saldırmaya çalıştığını görünce, belindeki tabancasını askerleri vuruyor. Bu hadiseden sonra o havalinin delikanlılarını etrafına topluyor. Maraş'ın kurtuluşu için oluşturduğu çeteye, dışarıdan da milisler katılmışlar. Bu çete, Fransızlarla harp etmeye başlamış. Kılıç Ali Paşa, bir tabur asker ile Maraş'a giriyor. İşte Ali Osman Ağa, bu taburda yer alır.
Fransızların çok güçlü bir topu varmış. Bu top, askerlerimize çok zaiyat verdiriyormuş. Kılıç Ali Paşa, bir gece altı askerini bu topu çalmakla görevlendirmiş. Topun başında iki nöbetçi varmış. İki kişi yata yata nöbetçilere sokulmuş ve onları tesirsiz hale getirmiş. Bu altı kişi, topu mermileriyle birlikte çalıyorlar. Sabah, gün ağarır ağarmaz Müslümanlar topu ateşleyince Fransızlar şaşkına uğrarlar. Bir tabur asker ile Maraş'ın ahalisi Faransızları perişan ediyorlar.
Bünyan'dan Maraş'a giden ahaliden bir çoğu dönmemiştir.
O günlerin hatırası olarak, bu gidip de dönmeyenler için eskiden köy odalarında bir bozlak (ağıt / uzun hava) okunurdu:
Maraşaltı yanar yanar mürd olur
Her sineyi bir alıcı kurd olur
Abdalın dediği yüreğime derd olur
Kendim için yaptırdığım odalar
Korkarım düşman alır yurd olur
Aşağıdan gelir de Acem sucusu
Gardaş gardaş der de ağlar bacısı
Yürekten çıkar mı gardaş acısı
Oğlum için yaptırdığım odalar
Korkarım ki düşman alır yurt olur
Sana derim sana da ey Osman Paşa
Kılıncın uğrunda duran mert olur
Şahin de güccük amma vermez avını
Evvelinden kurt eniği kurt olur
Kendim için yaptırdığım odalar
Korkarım ki düşman alır yurt olur
Maraş'tan sonra sıra Antep'e gelmiştir. Bu birlik daha sonra Antep'e ulaşıyor. Süvarilerin ve cengaver askerin başında Osman Paşa vardır. Şahin Bey'in başlattığı halk hareketine destek oluyorlar. Türk, Kürt; bu vatan için canını orda feda ediyorlar. Türk ile Kürt, evvel evvelinden birbirinin öz gardaşıdır. Bakmayın şimdi birkaç cibilliyetsizin ne dediğine... Ölürsem şehit, kalırsam gazi diyerek göğsünü siper edenler birbirlerinin gardaşı olmazlar da neyi olurlar? O günlerin hatırası bir türkü var. Türk ile Kürdün, iki gardaşın türküsüdür:
Atına binmiş de elinde dizgin
Aldığım tepeler hiç verme bozgun
Çeteler içinde Hilalim azgın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Aldığım tepeler hiç verme bozgun
Çeteler içinde Hilalim azgın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Sürerim sürerim gitmez gadana
Fransız kurşunu değmez adama
Benden selam söyle Şıhbabama
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Fransız kurşunu değmez adama
Benden selam söyle Şıhbabama
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Anama söyleyin damda yatmasın
Çuha şalvarıma uşkur takmasın
Oğlum geliyor diye yola bakmasın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Çuha şalvarıma uşkur takmasın
Oğlum geliyor diye yola bakmasın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Antep’in harbine on bir ay oldu
Kanımız kurudu benzimiz soldu
Nice analar, bacılar saçını yoldu
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Kanımız kurudu benzimiz soldu
Nice analar, bacılar saçını yoldu
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Ve bir aşk hikayesi:
Antep de kurtulduktan sonra Odabaşı oğulllarından Ali Osman Ağa, Maraş'a geri geliyor. Maraş'ın kurtuluşunda beraber harp ettiği bir kızı arıyor. Maraş'ta Çuhadaroğulları isimli sülalenin yiğit bir kızıymış bu. Ona gönlünü kaptırmış. Kızın anasından babasından "Allah'ın emri, peygamberin kavli" ile kızı istiyor. Orada nikahları kıyılıyor. Atlarına binip Hamidiye'ye (Bünyan'a) doğru geliyorlar. Ali Osman Ağa, orada atına bir türkü söylemiş:
Maraş'tan ötesi bir uzun yoldur
Tatar Deresinde dizgini kaldır
Öğle namazını Göksun'da kıldır
Akşama Hamidiye'ye varalım atım
Fatma ayağına giydi Maraş ediği
Adım Ali Osman çektim tetiği
Aldım Fatma'yı da aştım gediği
Akşam Hamidiye'ye varalım atım
Yorumlar
Yorum Gönder