Bünyan ilçe mezarlığında doğrular ve yanlışlar


Geçtiğimiz yaz aylarında Bünyan ilçe mezarlığında ilginç mezarlar ortaya çıkarıldı. Bünyan Gönüllüleri (Bün-Sev) ilçe mezarlığında temizlik ve düzenleme yaparlarken bir dizi eski mezarla karşılaştılar. Bunlardan bir tanesinin sanduka kitabesi okunabiliyor, onda da "Süphanverdi bin Şahkulu" yazıyor. Yani Şahkulu'nun oğlu Süphanverdi. Bu mezarın önemi şuradan kaynaklanıyor: 1511 yılında Vezirazam Hadım Ali Paşa ile Şahkulu arasındaki savaş Sarımsaklı'da (Bünyan'da) geçmişti. Şahkulu, ani bir yarma harekatına girişerek Hadım Ali Paşa'yı öldürmüştü, bu sırada bir ok isabet eden Şahkulu da bu kardeş kavgasında Sarımsaklı'da öldürülmüştü. Bu mezar taşının o günlere ait olduğunu ve bu tarihi olayı hatırlattığını düşünüyorum. Şahkulu'nun oğlu Süphanverdi'nin mezarının yanındaki küçük sandukalar ise yine o döneme aittir ve büyük ihtimalle bu savaşın acımasız yüzünü gösteriyor. Sanırım küçük çocuklar da öldürülmüş ve bu mezarlığa gömülmüşler. Şahkulu'nun mezarı da büyük ihtimalle bu mezarlıktadır.
Bu tarihi mezar taşının ortaya çıkışıyla ilgili sözü tarihçilere bırakarak Bünyan ilçe mezarlığında yapılanları doğrular ve yanlışlar olarak ikiye ayırabiliriz.
Doğrular neler:
1.Böyle tarihi bir mezarlığı ele alıp düzenleme yapmak güzeldir.
2. Mezarlığa yeni yollar yapmak, insanların ihtiyaçlarını karşılamak da güzeldir.
3. Tarihi mezar taşlarını bulup tarihçilerin istifadesine sunmak da şüphesiz iyi bir çalışmadır.
Yanlışlar nelerdir:
Bu çalışmayı belediyenin değil de Bün-Sev isimli bir gönüllü kuruluşun yapması ilginç geldi bana. Bün-Sev’in hukuki dayanağı nedir bilmiyorum. Bir dernek midir, dernekse kurucusu kimdir, üyeleri kimlerdir ve ilçe mezarlığını düzenleme yetkileri var mıdır, bunları bilemiyoruz. Ayrıca belediye asli görevini yapsa ve bu çalışmayı kendisi yapsa olmaz mıydı? Bünyan Belediyesinin ilçe mezarlığını düzenleyecek kadar gücü yok mudur?
Yukarıda önemini anlattığım Şahkulunun oğlu Süphanverdi’nin mezarına bazı endişelerle tabela yapmayanlar, ilçe mezarlığının bir bölümüne “seyyidler mezarı”, bir bölümüne “Mevleviler mezarı” , bir bölümüne “akıncılar mezarı” gibi isimler koymuşlar. Hicri tarihleri de miladi gibi yazdıkları için ilçe mezarlığına akın akın gelen insanlar 800 yıllık mezarlarla karşı karşıya olduklarını sanıyorlar. Halbuki bunlar 200-250 senelik mezarlardır ve Bünyan’ın ileri gelen ailelerine aittir. Sonra “seyyidler mezarı” yazmak gibi cesaret gösterenler, bu kadar seyyidin mezarının Bünyan’da bulunduğunu nasıl kanıtlayabilirler? Böyle bir şey yok tabii ki. Aynı şey mezarlığın bir bölümüne konan “Mevleviler mezarlığı” ve “akıncılar mezarlığı” levhaları için de geçerlidir. Bunları kanıtlayacak en ufak delil olmadığı halde Bün-Sev adlı kuruluşun bu levhaları hangi ilmi gerçeği bularak ortaya koyduğunu merak ediyorum doğrusu. Bu konuda görüş bildiren ilim adamları da mezar taşında adı “seyyid” olan herkesin peygamber soyundan geldiğini düşünmenin yanlış olduğunu defalarca dile getirdiklerini biliyorum. Arapçada “seyyid” kelimesinin efendi biçiminde manası da vardır ve mesela Seyyid Burhaneddin Muhakkik-i Tirmizi, Arabistan’dan yurdumuza gelmiş değildir. Kazakistan’ın Tirmiz şehrinden Anadolu’ya gelmiş ve yerleşmiştir. Yani adında seyyid bulunan birisi için hemen peygamber soyundan geliyor demek çok büyük hatalara yol açar.
Bün-Sev isimli kuruluş bunu Bünyan’a insanlar gelsin, Bünyan’da inanç turizmi oluşsun, üç beş kuruş da para bıraksınlar gibi bir mantıkla yapıyorsa bunun için hayali şeyler üretmesine gerek yok bence. Çünkü, Bünyan’ın halı gibi bir el sanatı var. Tarihi ve turistik yerleri var. Bünyan, aynı zamanda bir mesire yeridir. Buyursunlar, oralara yatırım yapsınlar ve Bünyan’ı bir cazibe merkezi yapıp insanları ilçelerine çekmeyi başarsınlar. Bunun en sağlıklı yolu budur bana göre.

Yorumlar